Web Mail Ftp  | İletişim  |  Haberler  |  Duyurular |


 

ÜNİVERSİTEMİZİN 2009-2010 AKADEMİK YILI

AÇILIŞ TÖRENİ YAPILDI

 

Üniversitemizin 2009-2010 Akademik Yılı Açılış Töreni, 30 Eylül 2009 tarihinde Atatürk Anıtı’na Çelenk Sunumu ile başladı.

Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Edirne Valisi Mustafa BÜYÜK, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Paşa ÖZEN, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet GÖKPINAR, Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Enver DURAN, Kurucu Rektör Prof.Dr. Ahmet KARADENİZ, Trakya Üniversitesi 3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER, Baro Başkanı Av. Faruk SEZER, ildeki kurum ve kuruluşları temsilcileri, üniversitemiz öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

Şef Yrd.Doç.Dr. Ömer YÖNDEM yönetimindeki Trakya Üniversitesi Akademik Senfoni Orkestrası Sviridov’un “Vals”, Brahms’ın “Macar Dansı” ve Ulvi Cemal ERKİN’in “Köçekçe” parçalarını seslendirdi.

Bu muhteşem konserin ardından Üniversitemiz tanıtım sunumu ile program devam etti.

Sunumdan sonra Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Timur KIRGIZ, Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’ün Üniversitemizin açılış töreni dolayısı ile gönderdiği mesajı okudu:

 “Trakya Üniversitesi'nin 2009-2010 Akademik Yılı açılış törenine davetiniz için teşekkür ediyorum.

 Bilgi üreten, ülkenin ihtiyaç duyduğu donanımlı bireyleri yetiştiren, bilimsel çalışmalarıyla topluma ve sektörlere rehberlik eden ve geleceğe ışık tutan üniversiteler, ülke kalkınmasının itici gücüdür. Bu itibarla üniversiteler eğitim, sağlık, bilim, kültür, sanat ve spordaki gelişmelere yön verirler.

Üniversitelerin, bilgiye dayalı üretimin egemen olduğu çağımızda, bir yandan bilimsel faaliyetlerini yoğunlaştırırken, diğer yandan da toplumsal hayatı şekillendirecek yeni adımların atılmasına, fikirlerin yeşermesine, tartışılmasına imkan sağlamaları büyük önem taşımaktadır.

Üniversiteler, ülkenin bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelini harekete geçirecek, bilgi üretme kabiliyetini geliştirecek en önemli aktörlerden biridir. Dolayısıyla üniversitelerin daha çok proje üretmeleri, ar-ge çalışmalarına yoğunlaşarak, yeni buluşlarla ülkemizin rekabet gücünün yükselmesine katkılarını artırmaları gerekmektedir. Rekabetçi ve bilgiye dayalı ekonominin şartlarını ancak bu şekilde karşılayabiliriz.

Bütün üniversitelerimizin iyi eğitim veren, modern bir ilim ve irfan yuvası haline gelmesi, dünya ölçeğinde ses getiren bilimsel yayın ve çalışmalara imza atması temel arzumuzdur. Gerek üniversitelerin gelişmesinin önünü açmak, gerek yükseköğretim imkanlarını artırmak gerekse eğitimde gençlere fırsat eşitliği sunmak amacıyla  ilgili tüm taraflar yoğun bir gayretin içindedir.

Toplumdan kopuk, gelişmelerden uzak bir üniversitenin işlevlerini yerine getirmesi mümkün değildir. Bu nedenle üniversitelerin bulundukları şehirle bütünleşmeleri elzemdir.

Ülke meseleleri konusunda fikir ve çözüm üretmesi, üniversitelerin görevleri arasında yer almaktadır. Ancak üniversitelerin bunu yaparken siyasallaşmamaları büyük önem taşımaktadır.

Üstlendikleri misyon bakımından üniversiteleri, Türkiye'yi yarınlara hazırlayan kurumlar olarak değerlendiriyor ve her zamankinden daha çok gayret göstermelerini bekliyoruz.

Türkiye'nin öngörülebilir, istikrarlı, modern, gelişmiş, müreffeh bir ülke olarak dünyadaki konumunu pekiştirmesi konusunda üniversitelerimizde eğitim gören gençlerimiz en önemli gücümüzü oluşturmaktadır. Bütün gençlerimizin sorumluluklarının bilinciyle, inançla ve güvenle çalışarak ülkemizi her alanda yükselteceklerine inancım tamdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, 2009-2010 Akademik Yılı'nda Üniversitenizin değerli öğretim üyeleri ve görevlileri ile sevgili öğrencilerimize başarılar diliyor, selam ve sevgilerimi iletiyorum”

 Öğrenciler adına konuşma yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğrencisi Müjgan ŞEN, Trakya Üniversitesi’nin önceki yıllara göre pek çok alanda gelişme gösterdiğinin altını çizdi:

“ Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, üniversitemiz her alanda bir önceki yıla göre yaptığı daha fazla yeniliklerle kendini geliştirmeyi başarmıştır. Gerek bilim ve sanat dallarında, gerekse sağlık kültür ve spor dallarında yenilikler ve gelişmelerle birlikte biz öğrencilere sınırsız olanaklar sunmaktadır.

Üniversite denilince akla ilk önce eğitim gelir, ardından da sosyal ve kültürel faaliyetler düşünülür, bunlar bir üniversitenin tamamlayıcı unsurlarıdır. Trakya Üniversitesi de bu bilinci kendine ilke edindiğini biz öğrencilere göstermiş ve diğer üniversitelere de örnek olmuştur. Bugün üniversitemizde; konferanslar, film gösterileri, halk oyunları, tiyatrolar, müzik grupları, spor turnuvaları düzenlenmekte, ayrıca üniversitemizce desteklenen ve biz öğrenciler tarafından yapılan daha birçok etkinlik bulunmaktadır.

 Trakya Üniversitesi’nde okumanın diğer bir avantajı da, Edirne gibi sosyal ve kültürel bakımdan gelişmiş bir şehirde yaşamaktır. Edirne, Traklar’dan günümüze kadar bir çok medeniyeti içinde barındırmış ve her birinden çeşitli tarihi ve kültürel miraslar edinmiş bir şehirdir. İşte bu yüzden bizler bir yandan okumuş olduğumuz branşlarda kendimizi geliştirirken, diğer yandan da bu mirasları kullanarak ufkumuzu daha da genişletme imkanına sahibiz. Sonuç olarak Trakya üniversitesinde okumanın bir ayrıcalık olduğuna inanıyor ve bununla gurur duyuyorum”

Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Enver DURAN, konuşmasında gençliğe bakışın ilk olarak Anayasamızda şekillendiğini ifade ederek, demokratik ve çağdaş eğitimin hedeflerini anlattı:

 “Dünyanın küreselleşmesi ile birlikte ülkelerin geleceğinde önemli bir yer tutan genç nüfusa bakış açısı da hızla değişmeye başladı. Dünya artık teori ve pratiği birleştirebilen, proje bazında ve takım halinde çalışabilen, kendini sürekli yenileyebilen, öğrenmeyi öğrenebilen, özgün bilgi ve teknolojileri yaratabilen, toplumsal etkinlikleri kavrayabilen, doğaya ve sosyal hayata karşı sorumluluk duyan bir gençlik yetiştirilmesini hedeflemektedir. Bu noktada yükseköğretim kurumlarına, özellikle de gençlerimizi yetiştiren öğretim elemanlarına büyük görevler düşmektedir.

 Türkiye’de gençliğe bakış, ilk olarak Anayasa’da şekillenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 58. Maddesinde gençlik ile ilgili şu ifade yer almaktadır:

“Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır”.

 Demokratik ve çağdaş eğitim denildiğinde akla ilk gelen kurum, üniversitelerdir. Diğer bir bakış ısı ile üniversite, insan, toplum ve doğa yararına gerçeği araştıran ve derinleştiren, bilgiyi derleyen, düzenleyen, çoğaltan ve yayan bir bilim kuruluşudur.

 Günümüzde bir toplumun sağlıklı olarak işlerliğinin sağlanması için yükseköğretimde yurttaşlık anlayışının geliştirilmesi ve olgunlaştırılması önemini korumaktadır” dedi.  

 Değişen ve yenilenen koşullar karşısında üniversitemizin de hedeflerinin de  günden güne geliştiğini belirten Rektör Prof.Dr. Enver DURAN,  Trakya Üniversitesi’nin, bu yıl en çok tercih edilen üniversiteler arasında yerini aldığını söyledi:

2009 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı ile üniversitemize yerleştirilen öğrencilerin %21’inin Trakya Üniversitesi’ni 1. sırada tercih ettiği, %42’sinin ise üniversitemizi ilk üç sırada tercih ettiği belirlendi.

Yine bu yıl Trakya Üniversitesi’ne yerleşen 7641 öğrenci içerisinde 4’ünün özürlü kontenjanından, 39’unun okul birincisi kontenjanından, 7598’inin ise genel kontenjandan yerleştirmesi yapıldı. Üniversitemize yerleşenlerin %51’i erkek, %49’u kız öğrencidir.

2009-2010 eğitim öğretim yılında yeni açılan Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’na ve diğer yeni açılan bölümlere, programlara ve anabilim dallarına da öğrenci alınmaya başlandı.

Üniversitemiz 476 öğretim üyesi, 856 öğretim elemanı olmak üzere toplam 1332 akademik personeli, 1106 idari personeli, 375 sözleşmeli personeli ve 24.305 öğrencisi ile giderek daha da büyümektedir.

Üniversitemiz bünyesinde İletişim, Eczacılık ve Diş Hekimliği Fakülteleri’nin kurulması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Yine Balkan Araştırma Enstitüsü, Trakya Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÜDER), AR-GE çalışmaları çerçevesinde Psikiyatri Hastanesi, Onkoloji Hastanesi ve Deney Hayvanları Merkezi kurma çalışmaları da üniversitemizin devam eden projeleri arasındadır.

Ödüllü müze olarak gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında büyük ölçüde tanınan üniversitemiz Sağlık Müzesi’nin Aşhane, Mumhane ve Tabhane Bölümleri’nin restorasyon çalışmaları da Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülmekte, üniversitemiz bu çalışmalara destek vermektedir.

Şu anda 1 il, 4 ilçede eğitim veren üniversitemiz, Enez’i de eğitim birimi bulunan ilçeler arasına katmayı düşünmektedir. Enez’de özellikle su ürünleri alanında bir yüksekokul açılması ve Trakya Üniversitesi “Öğrenci Eğitim ve Sosyal Tesisleri”nin yeni şekli ile Enez’e kazandırılması gündemimizdedir”

Üniversitemiz öğretim elemanlarına, anne ve babalara ve öğrencilere yeni eğitim öğretim yılı ile ilgili mesajlar da veren Rektör Prof.Dr. Enver DURAN, konuşmasını Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözleri ile bitirdi:

“Gençler,

Aydınlığınız aydınlığımızdır. Bilgi ve yeteneklerinizi, aldığınız üniversite eğitimi ile geliştirecek ve Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bıraktığı değerlere sonsuza dek sahip çıkacaksınız. Bundan kesinlikle şüphem yoktur.

Konuşmamı, Ulu Önderimizin “Gençler! Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır” sözü ile bitirirken, bir kez daha aramıza hoş geldiniz diyorum. Yolunuz açık olsun”

Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Enver DURAN’ın konuşmasının ardından “Türkiye’de Üniversitelerin Sorunları ve Yeniden Yapılanma” konulu ilk dersi veren Trakya Üniversitesi 3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER’in özgeçmişi okundu ve ardından ilk derse geçildi.

Trakya Üniversitesi 3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER’in “Türkiye’de Üniversitelerin Sorunları ve Yeniden Yapılanma” konulu ilk derste “Türkiye’de Üniversitelerin Dünü”, “Türkiye’de Üniversitelerin Bugünü”, Türkiye’de Üniversitelerin Dünyadaki Yeri”, “Türkiye’de Üniversitelerin Yarını ve Beklentileri” başlıklarını ele alarak Üniversitelerin yapılanmasında dönüm noktası olan yasalara ve değişikliklere değindi:

“Türkiye’de Üniversitelerin gelişimi denince akla ilk gelen Medreselerdir. Günümüzdeki yapı ve statüye sahip üniversiteler ülkemizde 1863 yılında kurulan Darülfun’unla başlar. Türkiye’de 1946 yılından 1973 yılına kadar olan sürede, özel yasalarla birçok üniversite kurulur. 7 Temmuz 1973 tarihinde, üniversitelerin görevlerini ayrıntılarıyla belirleyen, yükseköğretime bir bütün olarak bakılan 1750 sayılı Üniversiteler Yasası yürürlüğe girer. Bu yasayla üniversiteler arası koordinasyonu sağlamak için Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) kurulur.

Türkiye’de 1973 yılından 1982 yılına kadar özel kanunlarla birçok üniversite kurulur. Trakya Üniversitesi de bu üniversitelerden biridir.

Türk Üniversiteleri, 6 Kasım 1981 tarihinde 2547 sayılı yasa olarak tanımlanan, Yükseköğretim Yasası ile tek çatı altında toplandı. Bu yasanın günümüze kadar birçok maddeleri değiştirildi. Ancak bu konudaki tüm sıkıntıları gören ve yaşayan akademisyenler ve öğrencilere yönelik olarak fazla bir değişiklik olmadı.

Üniversite kalıcı olan akademisyenlerdir. Bugün üniversitelerimizde görev yapan öğretim üyelerinin büyük bir bölümü, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası hükümlerine göre üniversiteye giren ve akademik aşamalarını tamamlayanlardır.

1 Temmuz 1992 tarihinde, Üniversite Rektörlüğü seçimi ile ilgili, dünyada örneği olmayan, siyasi otoriteye bağlı bir seçim sistemi getirildi” diyen 3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER, Türk üniversitelerinin dünyadaki yerinin yükseköğretimde yoğunlaşan reform çalışmaları ile değişim gösterdiğini kaydetti:

“Son yıllarda bilginin ve yetişmiş insan gücünün önemi arttığından, dünyanın pek çok bölgesinde ve ülkesinde yükseköğretimde reform çalışmaları yoğunlaştı. Özellikle dünyada ilk on ve ilk yüz, hatta ilk beş yüz üniversitenin içinde yer alma çabası üniversiteleri bir yarışa soktu.

Dünya Üniversiteleri ile ilgili Ocak 2009’da “Cybermetrics Lab” tarafından yayınlanan başka bir sıralamada ise ülke olarak Türkiye 2008 yılında 302uncu sırada iken, 2009 yılında bir basamak gerileyerek 31’inci sırada yer alabildi. Bu sıralamaya göre, Dünyanın 500 üniversitesi arasında ODTÜ 428, Bilkent Üniversitesi 430 ve Boğaziçi Üniversitesi 489’uncu sırada yer aldı”

Türkiye’de Gayri Safi Milli Hasıla’dan yükseköğretime çok az pay ayrıldığını anlatan Prof.Dr. Poyraz ÜLGER, pek çok üniversitesi dünyada ilk 500 üniversite arasına giren ülkelerin yükseköğretime ciddi yatırımlar yaptığını dile getirdi. Türk Üniversitelerinin kendi öğrencilerini seçemediğini açıklayan Prof.Dr. Poyraz ÜLGER, sistemde bazı aksaklıklar olduğunu ve bunların bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

“Üniversitelerin tek tip bilim anlayışı, tek tip bilim adamı anlayışı, tek tip öğrenci anlayışı ve tek çatı anlayışı ile herkese aynı giysiyi giydirme anlayışından uzak; eğitim-öğretimde kalite, çağı yakalama, ulusal ve uluslar arası ekonomiye katkı sağlayabilen düzeye gelme çabalarını engelleyen merkeziyetçi unsurlardan uzak tutulması gerektiğini” belirten Prof.Dr. Poyraz ÜLGER, üniversitelerin toplumun çağa hazırlanmasında en belirleyici kurumlar olduğunu, üniversitelerin hem değişmek hem de toplumu değiştirmek yükümlülüğü altında bulunduğunu söyledi.

3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER son olarak, “60 yıldır ‘Gelişmekte olan ülkeler’ liginde bulunan ülkemizin, ‘Gelişmiş ülkeler’ ligine geçebilmesi için üniversitelerimizin bir an önce bir bütün olarak, kurumsal özerkliğe, akademik özgürlük ve bilimsel özerkliğe, yönetsel özerkliğe, mali özerkliğe, etkin kaynak kullanım bilincine, üretkenlik ve kalite yaratma bilincine, saydamlığa, hesap verilebilirliğe, farklılaşmaya, katılımda esnek, toplumla ve uluslar arası düzeyde yakın ilişkiye sahip düzeye getirilmesi gerektiğini” vurgulayarak ilk dersi bitirdi.

İlk dersin ardından 3. Dönem Rektörü Prof.Dr. Poyraz ÜLGER’e öğrenciler adına çiçeğini Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencisi  Sinem DAĞTEKİN, Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Enver DURAN da plaketini verdi.

Tören kokteyl ile sona erdi.

 

Haber Arşivi